|
yakalamaktı.
Ve 22 Mayıs gecesi, en yüksek kampımız olan
8000 metreden tırmanışa oksijen tüpleriyle geçtik.
Kafa lambalarıyla dik buz üzerinde tırmanıyorduk.
Gün doğduktan sonra Everest'in güney zirvesine
vardık, burada oksijen tüplerini yeniledik.
Saat 9.15'te, tırmanışa başladıktan 11 saat
sonra 8850 metrede, dünyanın en yüksek noktasındaydım.
İnanılmaz bir olaydı bu - sanki uzaydaydım!
Oksijeni çıkartıp, orada kaldığım 45 dakika
boyunca o sihirli havayı soludum. Dağdan iniş,
ana kamp, Katmandu, Türkiye'ye dönüş, hepsi
art arda ve hızla geldiler.Ağustos ayı başında
kendimi Fransa Alpleri'nde, 'Dağcılığın Mekkesi'
olarak bilinen Chamonix kasabasında buluverdim.
Alp dağları, her uzunlukta, zorluk derecesinde
kaya ve buz tırmanışlarıyla ünlü. Tırmanışlar,
son derece büyük teknik zorluklar içerdiğinden
gerçek anlamda dağcı§lık tekniğine hâkimiyet
gerektiriyor.Arkadaşım Doğan Palut ile Mont
Blanc Dağı'nın zirvesine zor bir rotadan çıkmayı
planlamıştık. Tırmanışa ayırdığımız bir ay içerisinde
Mont Blanc Massif'te altı tane 'İlk Türk Tırmanışı'na
imza atarken 22 Ağustos'da Mont Blanc'a,
|