YÜKLENİYOR ...

























ÖNCÜ BİR KURUM: DARÜLMUALLİMAT
2001 / KASIM

Türkiye tarihinde Tanzimat Dönemi (1839-1876) Avrupa uygarlığıyla bütünleşmenin başlangıç evresi kabul edilir. Türk kızlarının İptidaî (ilk) ve Rüştiye (orta) üstü meslek okullarında okuma olanağına kavuşmaları da bu dönemin önemli bir yeniliği olur; 1870'te önce Dârülmuallimât (Kız Öğretmen Okulu) ardından da İnas (kız) Sanayi Mektebi açılır. 1869'da Maarif-i Umumiye Nizamnamesi'nin (Genel Eğitim Tüzüğü) yayımlanması üzerine, Maarif Nazırı Saffet Paşa'nın bir girişimde daha bulunarak söz konusu nizamname gereği kız mekteplerine bayan öğretmen yetiştirilmesi için 8 Şubat 1870'te bir sınav yaptırdığı ve 32 kız adayın seçildiği saptanıyor. Aynı günlerde Maarif Meclisi'nde de bu yeni okulda okutulacak derslerin Ulûm-ı Diniye ve Ahlâk, Kavaid-i Lisan ve İnşâ (dilbilgisi), Hesap, Ameliyat-ı Hayatiye (uygulamalı ev işleri), Nakış, Resim, Hatt-ı Sülüs ve Nesih (yazı), Târih-i Osmanî ve Coğrafya olması; öğrencilerin, asıl derslerine yeterince zaman ayırmalarına engel olur düşüncesiyle Fenn- i Musikî dersine ise daha ileride yer verilmesi kararlaştırılır.

Sayfa 1/5


























ÖNCÜ BİR KURUM: DARÜLMUALLİMAT
2001 / KASIM

Dârülmuallimât'ın ilk müdürü Emin Efendi adında yaşlı bir aydın, öğretmenleri de şunlar olur: Musa Efendi (din ve ahlâk), Hacı Râşid Efendi (yazı), İsmail Efendi (tarih ve coğrafya), Zalker Efendi ve Madam Palker (resim), Hatice Hanım, Madam Eliza Maynok ve Madam Arnik (nakış). Dersaadet Dârülmuallimâtı adı verilen okul, Yerebatan semtindeki kiralık bir konakta Saffet Paşa'nın uzun söyleviyle 26 Nisan 1870'te açılır. Söylevde kızların ve kadınların yaradılışları gereği saygı ve saygınlığa lâyık olduğuna, eğitim ve öğretimlerine de özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çekilir. Doğu toplumlarının kızların eğitimine önem vermemesinin kötü sonuçları açıklanır. Okulun açılması, o günün koşullarında çok önemli bir yenilik demektir. Eğitim süresi bir yıl olan Dârülmuallimât'tan, Türkiye'nin ilk 17 kadın öğretmeni 130 yıl önce (1871) mezun olur. Bunlar, günümüzde sayıları yüz binleri bulan Türk kadın öğretmenlerin öncüleri olarak İstanbul'daki kız mekteplerine atanır.

Sayfa 2/5


























ÖNCÜ BİR KURUM: DARÜLMUALLİMAT
2001 / KASIM

Öğretim süresi önce iki yıla, daha sonra da üç yıla çıkartılan, programına Türkî Kıraat (Türkçe okuma), Usûl-i Tedrisî (öğretim yöntemi), Musikî dersleri de eklenen ve mevcudu giderek artan Dârülmuallimât'ta, Ayşe Sıdıka Hanım Usûl-i Tedrisî, Refika Hanım muikîî muallimeliği yapar. 'Sıbyan' (ilköğretmen) ve 'Rüşdî' (ortaöğretmen) şubelerine ayrılan okulda yaşları hayli ilerlemiş olan erkek öğretmenlerin, kadın öğretmenler ve 'muallime namzedi' kızlarla görüşmelerine izin verilmemesi, kendi odalarından 'mubassır' (gözcü) eşliğinde dershanelere gidip, öğrencileriyle göz göze gelmeden ders vermeleri o günkü 'kaç göç' koşullarında kuşkusuz doğaldı. Meslek edinmeye ve topluma açılmaya can atan kızlar içinse bu okula girmek bir idealdi. 1895'te Koska'da Mahrukîzade Konağı'na taşınan Dârülmuallimât'ın programı 1903'te bir daha yenilenirken Arabî, Farisî, Kitabet ve Tatbikatı (yazışma), Hıfzıssıhha (sağlık), İdare-i Beytiye (ev yönetimi), El Hünerleri dersleri de konulur. 1911'e değin kırk yılda 737 mezun veren okula, taşradan gelen leylî (yatılı) kızlar da alınmaya başlanır.

Sayfa 3/5


























ÖNCÜ BİR KURUM: DARÜLMUALLİMAT
2001 / KASIM

1912 Çapa'daki Derviş Paşa Konağı'na taşınan okul, burası yanınca iki yıl geçici binalarda hizmet verir ve 1914'te aynı semtte yapılan kendi görkemli binasına taşınır. Cephesi ve kimi mekânlarındaki Kütahya çinileri, ustuka işçiliği (alçı işi) dekorasyonlarıyla dikkati çeken bu güzel binanın kapı kitabesinde 'Dârülmuallimât-ı Âliye' (Yüksek Kız Öğretmen Okulu) yazılıdır. Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi üslubundaki bu yapı ile müştemilatında, 'İptidaî Kısmı' (Uygulama İlkokulu), İptidaî Dârülmuallimât (İlköğretmen Okulu), 'Ana Muallim Mektebi' ve 'Ana Mektebi' faaliyet gösteriyordu. Bu yeni dönemde, dört okulun yatılı ve gündüzlü mevcudu bin dolayındadır. 1922'de Ankara'daki Millî Hükümet'in Maarif Vekâleti'ne bağlanan Dârülmuallimât'ın, 1923'te pencerelerindeki tüm kafeslerin kaldırılmasıyla 'kafes devri'nin sona ermesine öncülük etmiş olması anlamlıdır. Edebiyat, Tarih, Coğrafya, Riyaziyat (matematik), Tabiiyat (doğal bilimler) şubelerini kapsayan 'Orta Dârülmuallimât'ta sinema gösterilerinin, konferansların, piyano çalışmalarının, bahçede jimnastik ve oyun

Sayfa 4/5


























ÖNCÜ BİR KURUM: DARÜLMUALLİMAT
2001 / KASIM

faaliyetlerinin, yaz okulu ve mesleki kursların yoğunlaşması; yanan kütüphanenin yerine daha büyüğünün yapılması da okulun, 'İstanbul Kız Muallim Mektebi' adıyla anıldığı Cumhuriyet'in ilk yıllarındadır. Daha sonra 'Kız Öğretmen Okulu' adını alan bu taihîı kurum, yüzlerce genç öğretmen adayının anılarıyla dolu Çapa'daki binasını 1946'da İstanbul Eğitim Enstitüsü'ne bırakarak Balmumcu'ya, oradan da Ortaköy'e taşınır.

* Necdet Sakaoğlu, yazar.

Sayfa 5/5


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı