|
Tek
büyük dinî tesisin 10. yüzyılda tamamen ortadan
kalktığı, ötekilerin ise 14. yüzyıla kadar peş
peşe sıralanan kısa ömürlü manastırlar olduğu
düşünülürse, Üsküdar, Osmanlılardan önce, giderek
küçülür ve önemini büsbütün kaybeder. Üsküdar,
ancak Türklerin eline geçmesiyle şehir görünümü
alır.
Bizans İmparatoru Kontakuzinos'un kızı ile evlenen
Orhan Gazi 1347 yılında kayınpederi ile Üsküdar'da
buluşur, Venediklilere yenilen Cenevizlilerin
yardım istemesi üzerine 1352 yılında Üsküdar'ı
alır.
Üsküdar, İstanbul'un fethinden önceki dönemlerde
Osmanlıların en önemli üssü, fetihten sonra
da Anadolu'da başlayan bütün seferlerde, orduların
ikmal merkezi, her seferin başlangıç noktasıdır.
Türklerin eline geçmesiyle birlikte askerî ve
ticaret yollarının düğüm noktasında önemli bir
iskele başı olarak gelişmeye başlar; Anadolu
içlerine uzanan kervan yolunun ilk çıkış noktası
ve aynı zamanda Asya'dan Avrupa yakasına açılan
önemli bir iskele olur. Çamlıca etekleri ile
Boğaziçi semtleri, 19. yüzyılda büyük bir gelişme
gösteren Üsküdar yalı, konak, bağ
|