|
Osmanlı
İmparatorluğu döneminde büyük hizmet verenlerin
üstün şeref payesine ulaştırılmaları için çeşitli
mükâfat yolları arandı ve bu amaçla önceleri
hil'at (çok değerli kaftan), kürk, mücevherli
kılıç, sorguç, çelenk, tuğ, avize gibi birçok
nesne kullanıldı. Kavuğa takılan süslü bir tüy
olan sorguç, Batı'daki madalya ve nişanların
yerini tutuyordu. II. Mahmud dönemindeki (1808-1839)
kıyafet reformundan sonra hil'at giydirme, sorguç
takma gibi adetler ortadan kalktı, yerine kıymetli
taşlarla süslü saat, altın tabaka, enfiye kutusu
gibi hediyeler verilmeye başlandı. Ancak bu
hediyeler, üstün bir şeref belgesinin yerini
tutmayınca Osmanlı'da da madalya ve nişan dönemi
başladı. Savaşlar, antlaşmalar, yeni meclis,
yeni anayasa, önemli mali düzenlemeler, imar
ve ıslah hareketleri, önemli seyahatler, ziyaretler,
ulusal ve uluslararası sergiler, yarışmalar,
hep bir madalya verilmesine gerekçe oluştururdu.
Osmanlı madalyalarının bir bölümü İstanbul darphanelerinde,
bir bölümü de İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya
gibi yabancı ülkelerde basılırdı.
|