|
Günümüzde burada yaklaşık on milyon insan yaşıyor. Bu Londra ya da Paris gibi iki metropolün nüfusundan bile fazla. Su festivalleri, tekne yarışları ve Saltanat Kayıklarının Geçidi gibi renkli etkinliklere kucak açan nehirden kentte gezilmesi gereken yerleri de görmek mümkün: Büyük Saray, Wat Arun Manastırı, Ulusal Müze, Avrupalıların inşa ettiği ilk kiliseler ve Müslümanların yaptığı ilk camilerin akisleri suda kayıp gidiyor... Conrad, Bangkok'a ilk geldiğinde şunları yazmıştı: "Nehrin her iki kıyısına da alabildiğine yayılmış bu Şark başkenti, hiçbir zaman beyazların hâkimiyeti altında olmadı. Uzakta, alçak, kahverengi çatı sırtları güruhunun üstünde, taştan yapılma devasa kral sarayları ve tapınaklar görünüyordu. Muhteşem ve bakımsızdılar. Dik ve acımasız güneşin altında adeta eriyorlardı."
Bangkok bugün de hemen hemen aynı. Ne dersiniz, onun için daha iyi bir tanımlama bulunabilir mi?
*Harold Stephens, yazar. Çeviren: Emel Çelebi
|