YÜKLENİYOR ...

























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK
Anadolu'nun batısında yaklaşık olarak Sakarya Nehri, Dokurcun, Göynük ve Çavuşdere arasında kalan, doğası ve tarihiyle öne çıkan bir gezi bölgesi var. Köroğlu Dağları'nın batı uzantısı olan Kapıorman Dağları'nın bulunduğu bu bölge bereketli topraklara, irili ufaklı tepelere, yaylalara ve geniş ormanlara sahip. Nemli iklim kuşağında yer alan bu dağlar, tarım ve hayvancılık için çok uygun olduğundan tarihin her döneminde yerleşim için tercih edildiler. Kapıorman Dağları, Bursa-Bağdat İpek Yolu üzerinde olmasından dolayı Osmanlı Dönemi'nde her zaman hareketli ve bilinen bir bölgeydi.

Bu nedenlerle bölgedeki birçok kasaba ve köyde Bizans ve özellikle Osmanlı yapılarına rastlamak mümkün. Dilerseniz gezmeye Kapıorman Dağları'nın batısında bulunan Ali Fuat Paşa'dan başlayalım. Sakarya Nehri'nin kıyısında kurulu bu sevimli Osmanlı kasabasında 14. yüzyılda yapılan Orhan Gazi zaviyesini gezdikten sonra nehir kıyısındaki çay bahçesinde oturmanın keyfi bir başka.
Sayfa 1/6


























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK
Buradan Sakarya Nehri'nin akışını seyrederken İpek Yolu'nun başlangıcındaki önemli bir geçit yeri olan on dört gözlü Osmanlı taş köprü ile daha kuzeydeki Roma Dönemi'ne ait köprünün kalıntılarını birlikte görebilirsiniz.

1495-1496 yıllarında yapılan on dört kemerli Sultan II. Bayezid Köprüsü hâlen kullanılıyor. Köprüden geçip İpek Yolu'na devam ettiğimizde Kapıorman Dağları'na artık girmiş sayılırız. Yavaş yavaş yükselerek devam eden yolun kuzeyinde Kapıorman Dağları'nın tepeleri ve kayalıkları görülebilir. Yaklaşık 30 kilometre sonra 800 metrelik Kazkıran Geçidi'ni geçince, yol eski bir Bizans kale şehri olan Taraklı'ya çıkar. Geleneksel sivil Türk mimari örneklerini görebileceğiniz sevimli bir kasaba olan Taraklı, İpek Yolu'nun önemli konaklama noktalarından biri. Evleri birinci derecede SİT Alanı ilan edilerek koruma altına alınan Taraklı'nın dar, taş sokaklarında gezerken Osmanlı Dönemi'ne ait birçok yapıyı görebilirsiniz.
Sayfa 2/6


























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK
Buraya gelmeden Kazkıran Geçidi'nden kuzeye Doğancıl veya Tuzla köylerine yönelirseniz, Kapıorman Dağları'nın yüksek tepelerinin olduğu bölgeye yaklaşılır. Bu köylerde araçlar bırakıldıktan sonra yapılan doğa yürüyüşünde çayırlıklar, kayın ve karaçam ormanlarının içinden geçtikten sonra Bakacak isimli yüksek kayalık bir tepenin eteğine ulaşılır. Burası, eğrelti otları ile kaplı büyük bir yayla. Dik bir patikadan Bakacak Tepesi'ne çıkılırsa tüm yorgunlukları unutturacak uçsuz bucaksız bir manzara ile karşılaşılır; kuzeyde Adapazarı, batıda Geyve, güneyde Taraklı ve doğuda Göynük'e uzanan tepeler... Taraklı'dan 29 kilometre uzaklıktaki Göynük'e girer girmez özel bir yere geldiğinizi hemen anlarsınız.

Burası çevresindeki birbirinden güzel set gölleri, hayli iyi korunmuş geleneksel Türk ahşap evleri ve Osmanlı Dönemi'ne ait mimari eserleriyle görülesi bir kasaba. Göynük Çayı vadisinin yamaçlarına geniş bir dağılım yaparak kurulmuş olan kasaba bu civarda konaklamaya en uygun yer. Yakınlardaki Çubukköy civarındaki Çubuk Gölü'ne de uğramadan geçmeyin.
Sayfa 3/6


























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK
Pek çok balık türünün yaşadığı bu set gölünden kuzeydoğu yönündeki yüksek tepelere doğru yürümeye başladığınızda, yaklaşık bir saat sonra 1200 metre yükseklikte bulunan yaylalara varabilirsiniz. Bu noktada, ister gölün ayaklar altına serilen güzelliğini seyrede seyrede piknik yapın, ister kuzeydoğu yönünü seçin. Bu rotada çiçeklerle dolu uçsuz bucaksız çayırlıklar içinde üç saatlik bir yürüş sizi bekliyor. Yürüyüşün sonunda diğer bir set gölü olan Sülüklü Göl tepeden görülür. Güneyden kuzeye geçildiğinde karşılaşılan iklim ve bitki örtüsü değişikliği şaşırtıcı. Daha nemli bir iklime sahip olan bu kısım, bin metreye kadar zengin karışık geniş yapraklı ormanlar, bu yükseklikten sonra da göknar ağırlıklı iğne yapraklı ormanlarla kaplı. Kapıorman Dağları'nın en güzel gölü olan Sülüklü Göl ve çevresi Tabiatı Koruma Alanı ilan edilmiş. Ziyaretçilerine unutulmaz manzaralar sunan göl, farklı yükseklikteki tepelerin ortasındaki çanağın içinde bulunuyor.
Sayfa 4/6


























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK

Tepelerin göle yakın kısımları dişbudak, gürgen, şimşir, kayın gibi geniş yapraklı ağaçlar, daha yüksek kısımları ise karaçam, göknar gibi iğne yapraklı ormanlarla kaplı. Yaylalardan, rengini çevresindeki yemyeşil ormanlardan alan göle doğru inin. Havayı saran büyüleyici kokuyu hemen fark edeceksiniz. Şimşir ağacı çiçeklerinin kokusudur bu. İnce ve çok sert gövdeli bir ağaç olan şimşir, kaşık gibi aletlerin yapımında tercih ediliyor. Ormanlar ve özellikle de şimşir ağacı çevredeki kasaba ve köylerin başlıca geçim kaynağı. Kapıorman Dağları'nın kuzey yüzü sınırını Mudurnu Çayı oluşturuyor. Gezinizi daha da uzatmak isterseniz, doğu çınarları arasından akıp giden çayı Gökçeler köyünde kesip Kapıorman Dağları'nın kuzey kısımlarına çıkmanız önerilir. Yerleşimin daha seyrek olduğu kuzey yönünde, vadilerin kenarlarını süsleyen ahşap evlerden oluşan orman köyleri var.

Sayfa 5/6
 


























KAPIORMAN DAĞLARI'NDA BİR GEZİNTİ
2001 / OCAK

Orman ürünleri ve hayvancılıkla kıt kanaat geçinen bu köylerdeki dost canlısı ve konuksever insanların dünyasını tanımak, onların ekmeğini paylaşmak kuşkusuz sizi daha da zenginleştirecek.

* Ali İhsan Gökçen fotoğrafçı

Sayfa 6/6
 































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı