YÜKLENİYOR ...

























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN
Mimari yapısı, dar sokakları, kiliseleri ve doğasıyla etkileyici bir atmosferi olan Kayaköy, eski bir Rum köyü. Fethiye’den Ölüdeniz’e giderken, Hisarönü tatil beldesine geldiğinizde Karymlassos tabelâlarını izleyin. Beş kilometrelik bir yolun sonunda, dik bir yamacı boydan boya kaplayan evlerin kalıntılarıyla karşılaşacaksınız. Biri diğerinin güneşini kesmeden, birbirine saygı duyarak sıralanan bu taş yapılar, yörenin ilginç tarihsel dokusunu oluşturuyor.

Kayaköy’deki ilk izler antik Likya uygarlığının Karymlassos kentine ait. Kayaköy, kimi kaynaklara göre 11. yüzyılda, kimilerine göre ise 14. yüzyılda bölgede yaşayan Rumlar tarafından Likya uygarlığının kalıntıları üzerine kuruluyor. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sinde de sözü geçen ve Rumca ismi Levissi olan Kayaköy’ün, 20. yüzyılın başına kadar zengin bir kent olarak yaşamını sürdürdüğü biliniyor.
Sayfa 1/6


























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN
1912 yılında 6500 kişilik nüfusa ulaştığı bilinen köy, kilise, eczane, hastane ve hekimleri, okulları, postanesi ve zanaat atölyeleri ile yörenin en büyük sosyal ve ticaret merkezi konumundaydı. Aynı zamanda bir basımevi de bulunan köyde, tüm Güney Ege’nin en güçlü gazetesi olan “Karya” çıkartılıyordu.

Anadolu Rumları iyi yatırımcı olduklarından ekilir dikilir araziye değil, çevredeki kayalık, taşlık alanlara ev kurarlardı. İşte, Kayaköy de bu anlayışa uygun şekilde özgün bir yerleşim alanı olarak inşa edilmiş. Kentin aşağı mahallesindeki Panaghia Pyrgiotissa Kilisesi ile yukarı mahalledeki Taksiyarhis Kilisesi halen ayakta. Buna karşın, yaklaşık iki bin taş ev, şapeller, çeşitli atölyeler, okullar, hastane binası, kütüphane ve diğer amaçlı binaların günümüze kadar olan süreçte fiziksel koşullara direnemediği görülüyor.
Sayfa 2/6


























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN

Yine de taş yollar, meydanlar, hemen hemen bütün evlerin köşe ocakları, taş ocakları, spiral tuvaletleri, sarnıçları ve çakıl taşlı döşemeleri kentin kültür zenginliğini gösteriyor. Mimarlar Odası ve Türk Yunan Dostluk Derneği öncülüğü ile Kayaköy’ün barış ve dostluk köyü olarak yaşatılması için 1988 yılında bir proje oluşturuldu.

Bu proje Bayındırlık Bakanlığı tarafından da benimsendi. Üçüncü Derece Kentsel ve Arkeolojik SİT Alanı ilan edilen köy, Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde de yer alıyor.

Kayaköy, tarihi özelliklerinin yanı sıra beldeye gelen alternatif ve aktif turizm meraklılarına da ilginç olanaklar sunuyor. Yöre, Türkiye’de trekking, yamaç paraşütü, cip safari, dağcılık, scuba diving, yatçılık gibi turizm faaliyetleri için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Köy ve çevresinde trekking yaparak işaretlenmiş patikalardan geçip birbirinden güzel koylara gidebilir, kıvrım kıvrım kıyıları kuşbakışı izleyebilirsiniz.

Sayfa 3/6


























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN

Kayaköy çevresinde günübirlik bir serüven yaşamak isteyenler, Fethiye’den bir cip kiralayarak toprak yollara girebilir. Ciple önce Fethiye Körfezi’ni dolaşıyorsunuz. Ardından Kayaköy’e gelerek, Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu’na geçiyorsunuz. Son durak Babadağ. Tüm çevreye hâkim tepe heyecan verici bir manzara sunuyor.Paraşütünüzü alıp Babadağ’a çıkarak dünyanın en keyifli atlayışlarından birini gerçekleştirebilirsiniz.

Akdeniz kıyılarından bir duvar gibi yükselen ve iki bin metrelik zirveye sahip olan bu dağdan yapacağınız atlayışları, rüzgârın durumuna göre Ölüdeniz’e ya da Kayaköy’e yönlendirmeniz mümkün. Ayrıca, Kayaköy’ün kıyılarından hemen hemen her mevsim rahatlıkla denize girebilirsiniz.

Kayaköylüler bugün, bağ ve bahçeciliğin yanı sıra tütün ekiyor, şarap yapıyor.

Sayfa 4/6
 


























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN

Ev pansiyonlarının da yaygın olduğu köyde, çeşitli bütçelere uygun seçenekler bulunuyor. Yörede köy koşullarını yaşayarak, tarihsel bir atmosfer içinde sessiz sedasız bir tatil yapma şansı var.

Kayaköy’ü gezip yorulduktan sonra, meydandaki kahvelerde soluklanın. Yörede toplanarak yapılan adaçayını içmeden de kalkmayın. Şimdi yapmanız gereken bir şey daha var: Atçı Nadir’i bulup, at kiralayarak Afkula Kilisesi’ne gitmek. Deneyimsiz olmanız sorun değil. Özel olarak yetiştirilmiş bu atlara alışmanız uzun sürmüyor.

Ayios Elefterios adındaki bir keşiş tarafından yapılan Afkula Kilisesi, denizin hemen kıyısında duvar gibi yükselen dik yamaca kurulu ve en az Sümela Manastırı kadar ilginç. Kilisede kayaların arasına yapılmış su sarnıcı ve dağdan sarnıca akan su damlalarının oluşturduğu sarkıtlar, inanılmaz bir görüntü sunuyor.

Sayfa 5/6
 


























KAYAKÖY
2000 / HAZİRAN

Kayaköy’de tarihsel yaşamın yeniden canlanması için ilginç ve sevindirici gelişmeler var. Mimarlar Odası ve TÜRSAB, Kayaköy’ün taş işçiliği, alçı kabartma ve fresk süslemeleri bakımından önemli mimari örnekler arasında sayılan kiliseleri ile birkaç örnek yapının onarım ve restorasyon çalışmaları için girişimde bulundu. Restorasyon sonrası kiliselerden birinin ibadete açılması düşünülüyor. Böylece bu girişim, Anadolu 2000 İnanç Turizmi Projesi’ne katkı sağlayacak ve Selçuk’taki Meryem Ana Kilisesi ile Demre’deki Santa Klaus (Noel Baba) Kilisesi arasındaki yol üzerinde önemli bir uğrak ve bağlantı yeri olacak.

 

 

* Faruk Akbaş, fotoğrafçı.

Sayfa 6/6
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı