YÜKLENİYOR ...

























50 YILLIK THY YOLCUSU HALİT KIVANÇ ANLATIYOR
2000 / MAYIS
“Uçtu Uçtu” oyununu canlı olarak oynayıp sahiden uçtuğumda, takvimler 1950 yılının 27 Martını gösteriyordu. Evet, 1950... Yani, bundan tam 50 yıl önce... Sizin de fark ettiğiniz gibi, “Türk Hava Yolları”nın bir yolcusu olarak “Altın Yıldönümü”mü kutluyorum.

Bindiğim ilk uçağın üstünde “Devlet Hava Yolları” yazısı vardı. Birkaç yıl sonra “Türk Hava Yolları” olacaktı bu yazı. Yeşilköy’de, şimdi askeri hizmet veren küçük bir alandan havalanmış, uzuuuun bir uçuştan sonra Ankara’ya inmiştik. Oradan kalktık, yine uçtuk, yine indik, yine havalandık, yine indik, yine kalktık.

Akşama doğru Diyarbakır’a varmıştık. İndiğim alanlardan birinde, kenardaki bakkaldan ekmek, peynir gibi yiyecekler almıştım. Uçağı pilotlar uçuruyordu, ama içinde bana peynir-ekmek verecek kimse yoktu. Anlayacağınız, o ilk uçuşumda kendi kendimin hostesi, şeyy pardon, kendi kendimin kabin memuru olmuştum.
Sayfa 1/4


























50 YILLIK THY YOLCUSU HALİT KIVANÇ ANLATIYOR
2000 / MAYIS
O günden bu güne, 50 yıl boyunca uçtum, uçtum, uçtum. İlk yıllarda gazeteci, sonraları maç spikeri, daha sonra TV sunucusu olarak çeşitli vesilelerle havalandığımda... İtiraf edebilirim rahatça: Başlarda gideceğimiz yere kadar THY gitmediği için yabancı uçaklara binerdik. İlerleyen yıllarda ise, hem THY her gittiğimiz yere gittiği için, hem de konukseverlikte yabancıların önüne geçtiği için, “benim uçağım” ile uçtum hep. Dile kolay, 50 yıl... Hiçbir gün uçağa binerken “uçma korkusu” duymadımsa, bunun için tüm kaptanlarıma teşekkür etmeliyim. Üstelik 50 yılda benim uçaklarım da yabancının uçağı kadar teknik yönden mükemmelliğe ulaştı. Servis ve ikram yönünden ise hepsini geçti.
Televizyonun ilk yıllarında yayınların çoğu Ankara’dan yapılırdı. Bu bakımdan her hafta başkente gider gelirdim. Tabii uçakla... Sonraları maç yayınları nedeniyle yurtdışı uçuşlarım çoğaldı. Ve Türk uçaklarıyla gidip geldiğimde hep büyük mutluluk duydum. Çünkü... Çünkü kendi uçağımda kendimi “evimde” hissettiğimi fark ettim, hep...
Sayfa 2/4


























50 YILLIK THY YOLCUSU HALİT KIVANÇ ANLATIYOR
2000 / MAYIS

1965’te Milli Takım ile Portekiz’e uçtuğumuzda, Lizbon’da inanılmaz bir törenle karşılanmıştık. “Ses” uçağıydı, bugüne göre ufak sayılacak bir uçak. Meğer Lizbon’a inen ilk sivil Türk uçağı imiş. Sonraları birçok zafer dönüşünde THY uçaklarında çooook şarkılar söyledik.

Bir süre THY hosteslerine kursta hocalık yaptım. Konuşma ve davranış konusunda... Kaptanların, hosteslerin özel gecelerinde sunuculuk görevini üstlendim. Hele birini hiç unutamam. 1975 Kasımında Maksim’i doldurmuştu 700 havacımız. Ve gecenin sunuculuğunu uçmayı çok seven iki ünlü arkadaşımla paylaşmıştım. Orhan Boran ve Uğur Dündar’la. Hele Orhan’la bir hostesi aramıza alıp, ona anons yaptırıp, ikimizin kendince bu anonsları yorumlaması salonu kahkahaya boğmuştu. Daha sonra da THY binasının temel atma töreninde “Hayırlı olsun” sunuşunu yaptığımı anımsıyorum.

Sayfa 3/4


























50 YILLIK THY YOLCUSU HALİT KIVANÇ ANLATIYOR
2000 / MAYIS

Kısaca, sevgili dostlar, THY ile uça uça sevdim uçmayı. Ve en önemlisi, uçağın karadaki ya da denizdeki bir taşıttan çok daha güvenli olduğuna inandım. Bana bu inancı, bu güveni THY aşıladı. Eee, dile kolay, 50 yıl... İsterseniz yazıyla yazayım: Tam ELLİ YIL. Neredeyse bir ömür. Şimdi ben 50. uçuş yıldönümümü kutlarken, THY de 67. yılına erişmenin mutluluğu, sevinci ve gururu içinde. “Gurur deyince”... Son zamanlarda çok moda oldu. Gerekli gereksiz her yerde, her şeyde, herkese “Seninle gurur duyuyoruz” falan diyorlar ya... Benimki öylesi değil. Tam ELLİ YILLIK ortak yaşamın güzelliğiyle diyorum: “Türk Hava Yolları... Türk insanı, hele hele uçan Türk yolcusu ve de mavi’si, bulutlu’su (Atatürk’ümün istikbal diye gösterdiği) göklerde seninle gurur duyuyor.

 

Halit Kıvanç, gazeteci.

Sayfa 4/4
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı