|
Kitaplarda
da yok. Ama, yine başta değindiğim gibi yan
bilgilerden bir şeyler çıkarabiliyoruz. Önce
biliyoruz ki Batı'da otelciliğin tarihi Doğu'nun
ve Türkiye'nin aksine, Roma İmparatorluğu'na
kadar uzansa da asıl ve çağdaş anlamı ile gelişmesi,
yani konforlu otelcilik, ancak kapitalizmin
ve endüstrileşmenin bir ürünüdür. Böylece, konumuz
olan valiz etiketlerine bir yaşam çizgisi çekmek
için 1890'lar ile 1939 yılının arasını verirsek,
sahnenin pek uzağına düşmüş sayılmayız. Batı'nın
ve özellikle Fransa'nın tam tadını alarak yaşadığı
"Belle Epoque" dönemi, yani bu yüzyılın
başı, birçok tatlı, keyifli, zevkli konu arasında,
yani kristal aynalı lüks oteller, restoranlar,
bakımlı ve orkestralı parklar, balolar, buz
pateni salonları, müzikholler, operalar, garden
party'ler, "popüler resim" için de
bir altın çağı başlatıyordu. Tiyatro ve opera
afişleri, tren ve yataklı vagon pankartları,
büyük mağaza reklamları gibi "tiarîm resim"
konuları arasında, lüks otel etiketleri de geniş
bir yayılma ve zenginlik dönemine erişiyordu.
|