|
Sonsuzluğa
çakılı bir yıldız olarak nitelendirilen Boğaziçi’ne
hayran olmayanımız yoktur. Bu yazıda, çağlar
boyunca birçok kavmin iç geçirdikleri Boğaziçi’nin
bir başka yüzüne dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Türkler
ile Avrupalılar arasındaki müzik münasebetlerinin
asırlara dayanan bir geçmişi bulunur. Osmanlılar’ın
mehter bandoları, Haydn, Mozart ve Beethoven
gibi pek çok Avrupalı besteciye ilham kaynağı
olurken, - ki Askeri Senfoni, Mozart’ın Saray’dan
Kız Kaçırma Operası ve Türk Marşı bu alanda
verilebilecek en güzel örneklerdendir - 18.
yüzyıldan itibaren Avrupa askeri bandolarının
çoğu da Türkler’den etkilenerek alınan vurmalı
çalgı aletlerini bünyelerine katmışlar ve bunları
çalan askerleri ise Türk kıyafetlerine göre
giydirmişlerdir. Buna benzer karşıt bir etkileşimin
Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanması ise, orduda
yapılan reformlar sırasında kurulan Avrupai
bandolar ile 19. yüzyılda olur. Meşhur İtalyan
bestecisi Gaetano Donizetti’nin kardeşi Giuseppe
Donizetti’nin, 1827 senesinde İstanbul’a Sultan
II.
|