|
Şaşıracaklar; çünkü bu “alçakgönüllü ama yüksek
bilinçli” kentin, 20. yüzyılı sanki hiç yaşamadığını,
özellikle yüzyılın son çeyreğindeki “apartmanlaşma
kasırgasının” yine bu kente sanki hiç uğramadığını
sanacaklar. Sevgi ve umutla kucaklayacaklar;
çünkü Muğla’nın elbette ki 20. yüzyılı da, apartmanlaşma
kasırgasını da yaşadığını bilerek, bu kültürel
yıkıma ve yokoluşa karşı ne denli büyük ve efsanevi
bir “direniş” gösterdiğini farkedip, onu tarihin
tanığı ve 21. yüzyılın da esin kaynağı olarak
bağırlarına basacaklar. Peki, Muğla bu efsaneyi
nasıl yarattı? Diğer kentler bir yana, kendisine
bağlı deniz kıyısı yerleşmeleri bile kentsel
kimlik değerlerini 20. yüzyıl daha bitmeden
fotoğraf arşivlerine terkederken, örneğin bu
yazının belgeselini oluşturan tarihî kent dokusu
ile geleneksel konut, sokak ve yaşam görüntüleri,
geçmiş yüzyılların sanat ve beğeni zenginliğini
geleceğe aktaran ayrıntılar, 21. yüzyılın eşiğinde
Cengiz Cıva’nın usta objektifinde nasıl “bugünün
fotoğrafları” olabildiler
|