|
CİRİT
“Dörtnala gelip uzak Asya’dan”, Anadolu topraklarına
girip “Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan”
bu coğrafyaya yerleştiğimizde “at”ın yaşamımızda
kuşkusuz vazgeçilmez bir yeri vardı. Anayurdumuz
Orta Asya bozkırlarına ait panoramanın ana öğelerinden
atın, sırtına binerek, arabaya koşularak ilk
kullanılmaya başlandığı toprakların da, göçüp
vardığımız yer olan Anadolu’nun kuzeydoğusunda,
Karadeniz’le Hazar Denizi arasında kalan bölge
olduğu sanılıyor. Bizler de Anadolu’ya gelirken
sadece atlarımızı değil; onlara ait birçok kültürel
motifi de beraberimizde getirdik. Bunların başında
da, kimi yörelerde “değnek oyunu” olarak da
bilinen “cirit” gelmektedir. Biniciliği geliştirmek
amacıyla oynanan cirit, birbirine eşit sayıdaki
atlı iki takımın mücadelesidir. Her bir oyuncunun
elinde bulunan cirit, kabuğu soyulmuş, düzeltilmiş,
kurutulmuş hurma, meşe ya da kavak dalından
yapılır. 70 ile 100 cm uzunluğunda olan ciritin
kalınlığı ise 2-3 cm çapındadır. Ucu, herhangi
bir yere “saplanmayacak” bir şekilde yontularak
küt hale getirilir.
|