|
Antik
çağın Hellespont’u (günümüzün Çanakkale Boğazı)
adını Boeotia Prensesi Helle’den alır; uçan
koça binen Helle, Avrupa’yla Asya’yı ayıran
bu derin sulara düşmüş, Çanakkale Boğazı o çağlarda
onun adıyla anılır olmuştu. Rumeli Feneri’ne
yakın olan kayanın doruğunda Apollo Tapınağı’nın
yükseldiği, Apollo’nun yunusa dönüşerek Argonotların
dümencisi Tiphys’e yol gösterdiği de söylenceler
arasındadır. Bizans devrinde aynı kayanın üzerine
deniz kazalarını önlemek amacıyla yüksek bir
sütun dikilmiş, adına Pompeius Sütunu denmiştir.
Osmanlı bu kayalara Mavi Kayalar, Ağlayan Kayalar
ya da Kanlı Kayalar adını vermiş, sonraları
Kocataş ve Körtaş olarak bilinmişlerdir.
*
Prof. Dr. Jak Deleon, Boğaziçi Üniversitesi
öğretim üyesi
|