YÜKLENİYOR ...

























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK

Bir şans oyunu olan piyango, başlangıçta sosyal ya da ekonomik yardım amacı ile düzenlenmiştir. Binasının yapılması gereken bir okul, öğrenci yurdu, hastane ve hatta dinî kurumlar ya da bu kurumların giderlerinin karşılanması için düzenlenen piyangoların sayısı belirsizdir. Yabancı ülkeleri bir tarafa bıraksak bile, bizde de Osmanlı döneminde böyle bir uygulamayla karşılaşıyoruz. Kandilli Kız Mekteb-î Sultanî’sinin yapılışı için ya da İzmir’deki meslek okulları öğrencileri yararına düzenlenen piyangolar gibi...

O dönemlerin özel ve dar kapsamlı, sosyal yardım amaçlı piyangoları, Cumhuriyet döneminde yerini daha geniş kapsamlı bir uygulama olan “Tayyare Piyangosu”na bırakmıştır. Kazanılan ikramiyenin bir eşya olarak verildiği “eşya piyangoları” belirsiz ve düzensiz olarak özel koşullarla sürerken ikramiyesi nakit para olarak ödenen, Cumhuriyet döneminin ilk piyangosu “Türk Tayyare Cemiyeti Piyangosu”dur.

Sayfa 1/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün “İstikbâl Göklerdedir” sözünü hepimiz biliriz. Genç Cumhuriyet yönetimi de havacılığa gereken önemi vermek düşüncesindedir; ancak durum ortadadır. Osmanlı’dan miras kalan borçların ödendiği bir dönemde havacılık gibi büyük paralar gerektiren çalışmalara kaynak bulma güçlüğü girişimleri engellemektedir. Bu alana kaynak yaratma gayesi ile birçok Devrim Yasası’ndan önce bu konuda bir yasa çıkarılıp Piyango düzenleme tekeli Türk Tayyare Cemiyeti’ne verilmiştir. Bunun yanısıra, kurban derilerini toplama, Atatürk’ün Büyük Nutku’nun kitap olarak satılması ve Atatürk büstlerinin yaptırılıp satılması tekelleri de aynı kuruluşa verilerek ciddi bir parasal kaynak yaratılmıştır. “Türk Tayyare Cemiyeti Piyangosu” 9 Ocak 1926 tarihli bir yasayla kurulmuş ve ilk çekilişi 19 Nisan 1926’da gerçekleştirilmiştir. Osmanlı dönemindeki Donanma Cemiyeti Piyangosu’nda edindiği deneyim nedeniyle, Selânik Bankası eski müdürü Mösyö Edvard Mizraki (1860-1932), bu piyangonun düzenleyicisi olarak kurallarını da saptamıştır.

Sayfa 2/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK
İlk yıl “Birinci Tertip” adı altında, Ankara’da 10 “çekiliş” yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda da, İstanbul’da Üniversite Konferans Salonu’nda, herbiri 6 “çekiliş”lik, 2 “tertip” olarak devam etmiştir. Böylece bu piyango toplam olarak, 28 tertipte 166 normal ve 8 yılbaşı çekilişi ile 174 çekiliş yapmıştır. Günümüzde, resmî bayramlar gibi önemli günlerde düzenlenen “Fevkâlade Keşideler” ya da “Özel Çekilişler” bu piyangoda yoktur.

Ancak özel çekiliş anlamında ilk örnek, 1932 yılında başlayan ve günümüzde de süren “Yılbaşı Çekilişleri”dir ve diğer çekilişlerden bağımsızdır. İlk yılbaşı çekilişine ait biletlerin üzerindeki iki imzadan biri, o yıllarda İzmir milletvekili ve ikramiyelerin ödenmesini garanti eden Türkiye İş Bankası’nın Genel Müdürü, daha sonra üçüncü Cumhurbaşkanımız olacak Mahmut Celâl (Bayar) Bey’e aittir. İlk yıllarda biletler eski yazı ile Türkçe ve arka tarafta Fransızca açıklamalarla basılmıştır. İlk 5 tertipte 34 adet çekilişin biletleri eski yazılıdır.
Sayfa 3/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK
Harf Devrimi yapıldıktan hemen sonra biletler yeni harflerle basılmıştır. Ancak yeni alfabemiz ile eski harflerin okunuşları henüz tam bir esasa bağlanmadığından “tayyare” yerine “tayare” ya da “piyango” yerine “piyanko” sözcükleri kullanılmıştır.

Daha sonra herşey yerli yerine oturmuş; bu arada kuruluşun adı da “Türk Hava Kurumu” olarak değişmiştir. Sonraki yıllarda, piyango yaygınlaşıp geliştiğinden ve asıl görevi havacılık çalışmaları olan bir kuruluş tarafından yürütülemediğinden 5 Temmuz 1939 tarihli bir yasayla kurulan Millî Piyango İdaresi bu alandaki tekeli kullanmaya başlamıştır. Ancak daha evvelce basılmış olan eski tasarımdaki biletlerin üzerine siyah bir baskı yapılarak bunlar Tayyare Piyangosu’nun son ya da Millî Piyango’nun ilk biletleri olarak, geçiş dönemi biletleri adını almışlardır. Bilet türlerinden sonra çekilişlere ve ikramiyelere bakarsak, gerçekten o günlerin teknik olanaklarına göre çok karmaşık bir sistem uygulandığını görürüz.
Sayfa 4/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK
Millî Piyango’nun 7 Ağustos 1940 tarihli çekilişine kadar hiçbir zaman “tam bilet” olmadığını görürüz. 1926 yılındaki ilk on çekilişte sadece onda birlik biletler vardır; yani onar taneden, 40 bin adet numara ve toplam 400 bin biletle düzenlenmiştir. Hemen ardından gelen ikinci tertipten itibaren beşte birlik ve yarım biletler çıkarılmıştır. Bu yöntemde aynı numarada tam bilet almak olanağı yoktur; çünkü harf grupları yurdun çeşitli yörelerine dağıtılarak ikramiyelerin de dağılması esas alınmıştır. Ayrıca, “sınıf piyangosu” adı verilen bir sistemle biletler, bir tertibi oluşturan 6 çekiliş için ya toptan ya da abone usulüyle satılıyordu.

Bütün numaralar ve ikramiyeler teker teker fişlere yazılıyor, masuralara yerleştiriliyor, ayrı dolaplara konuluyor, karıştırılıp çekiliş yapılıyordu. Bugün olduğu gibi tek tek sayılar bir araya gelmeden, çekilen fişteki tek blok numara çekilen ikramiye fişindeki tutarı kazanıyordu. Örnek olarak 19250 numara tek bir fiş olarak çekiliyor, ikramiyesini ikinci dolaptan çıkan fiş belirliyordu.
Sayfa 5/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK

İlk yıllarda ikramiyelerin dışında “mükâfat” denilen tutarlar da dağıtılıyordu. İlk beş çekilişte “amorti” verilmediği için her tertibin 6. ve son çekilişinde bu mükâfat hiç kazanamamış biletlere “amorti” anlamında dağıtılıyordu. Bir biletin üzerinde sol-sağ olarak her iki tarafta da rakam ve harf olduğu dönemlerde, biletler ortadan yırtılıp kullanılabiliyordu. Örneğin, 1932 yılbaşı çekilişi bileti ortadan kolayca ikiye ayrılacak şekilde hazırlanmıştı ve her bir yarım parça, kırkta bir bilet olarak işlem görüyordu. Böylece bilet fiyatları daha da ucuzlamış oluyor ve isteyen herkesin katılabilmesi bir dereceye kadar sağlanıyordu.

İlk yıllarında piyangonun dağıttığı ikramiyeler elbette, günümüzde dağıtılan tutarlarla karşılaştırılamaz. Ancak yine de o günlerin ekonomik koşullarında kişilerin yaşamlarını kökünden değiştiren ikramiyeler söz konusuydu. Öte yandan, o yıllarda bilet satışı yapan bazı kişi ya da gişeler adeta efsaneleşmiş bir konuma sahiptiler:

Sayfa 6/7


























TAYYARE PİYANGOSU
2000 / OCAK

Kadıköy Milyon Gişesi, Beşiktaş Servet Gişesi, Tek Kollu Cemal (Cemal Güven) Gişesi, Beyoğlu Zengin Gişesi, Kısmet Gişesi, Eminönü Tramvay Cad. No:29-31’de Nimet (H. Nimet Özden) Gişesi, Kader Gişesi Ventura, Bahçekapı Akgün Gişesi, Sirkeci Harp Malûlü Kardeşler Gişesi gibi... Tayyare Piyangosu çekildiği 13 yıl boyunca on binler, yüz binler seviyesinde ikramiyeler dağıttı. Türkiye, milyonluk ikramiye ile Millî Piyango döneminde tanıştı. Milyonlar katlanarak arttı ve 1986 yılının başında milyarlık ikramiyelere alışmaya başladık. Ve 2000 yılının başında yeni bir sayı öğrendik: Trilyon. Haydi hayırlısı.

 

 

* Tunca Varış, yazar.

Sayfa 7/7
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı